İsmail Türkel

Kulun kulda aradığı, Mevla'nın kulda sakladığıdır. Aradığınızı bulabildiniz mi?

Muhteşem Alex’le Maç 23 Dakika

Maç Alex’le başladı çıkana kadar yine Alex’le devam etti. Fenerbahçe’nin bir futbolcusu olmaya devam ettikçe de O’nu izlemeye mahkumuz(!) gibi görünüyor. Yok böyle birşey dedirtecek herşeyi koyuyor ortaya yine. Ne söyleyenebilir ki: Muhteşem Alex…

Gökhan Gönül’ün müthiş performansı yine devam etti. Geçen sene yaşadığı durgunluğun bu sene izi yok üzerinde. Emre’nin yokluğunda genç Gökay sahada en çok mücadele eden ve koşan oyuncuların arasındaydı. Taraftarımızda alkışlarıyla genç oyuncumuzu ödüllendirmeyi unutmadı zaten.

Semih, girdikten sonra hem Niang’la girdiği pas alışverişinde son topu iyi bıraktı hem de golünü atıp gençliğinden(!) birşey kaybetmediğini yine herkese göstermiş oldu.

Tüm bunlarla birlikte Alex’in 3. golünden Niang’ın attığı gole kadar geçen sürede maçın skorunu ilk kez öğrenecek birinin hissedecekleriyle benim gördüklerim birbirini tutmuyordu ne yazık ki. İkinci yarıya yan paslarla, geri paslarla ve yürüyerek oynamaya çalışan bir takım görüntüsüyle başladık.

Daha 2-3 gün önce gol atmaktan yorulmayan, maçın son dakikasına kadar oyunu kovalayan Barcelona’nın skoru umursadığı “tabiki umursuyorlardır” yoktu aslında. Onlar için önemli olan oynadıkları oyunun skor üretebiliyor olup olmadığını göstermektir belki de. Yakaladıkları her atağı golle veya golsüz sonuçlandırmak başarının veya eksikliğin bir göstergesi olabilir onlar için.

Ama bizim ülkemizde skor avantajını isterseniz maçın 23. dakikasında isterseniz de 13. dakikasında yakalayın değişen birşey olmuyor. Duran oyun, düşen tempo, geçmeyen dakikalar… Bir kişide çıkıp oyun içinde takımı ateşlemiyor. Bizim ülkemizdeki futbol yapısı ve felsefesi bu olabilir tamam. Asıl beni şaşırtan, daha takıma adapte olamamış yabancıların “golleri at yan gel yat” mantığına hemen nasıl uyum sağladığı… Üzüm üzüme baka baka gerçekten kararıyor demek ki…

Bilmem dikkat ettiniz mi ama maç 3-1 olduktan sonra Fenerbahçe galibiyeti bırakın beraberliği bile kaçırabilirdi. Niang’ın golüne kadar ne olumlu bir hareket ne de heyecan verici bir pozisyon yakalayabildik çünkü. Santos’un maçın başındaki pozitif oyunundan kopması 35′lik Ali Güneş’e az kalsın kariyerinin maçını yaşatacaktı.

Maç 5-2 bitti ama ilk 25 dakika dışında sadece goller aklımda kaldı. Ha birde Gökhan Gönül’ün bitmek bitmeyen mücadelesi. Aykut Hoca’yla ümitlendiğimiz sürekli dikine ve hızlı oynayan takım hayallerimiz sanırım sezon arasına kadar rafa kalkacak. Bu iş Cristian’la Santos’la Bekir’le olacak gibi değil çünkü…

İsmail TÜRKEL – 22/11/2010

Yorum yapın

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Değiştir )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Değiştir )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.