Sonunda oldu. Uzun yıllar sonra Belediye’yi evinde mağlup ettik. Keşke her maç Gökhan Gönül, Mehmet Topuz, Gökay ve Cristian rakibi kovalamaktan vazgeçmese. Bugün gördük ki birçok pozisyonda mücadeleden kopmamak ve topu takip etmek hem rakibe hata yaptırıyor hem de bizi golle burun buruna getiriyor. Fenerbahçe’nin yapmaya alışık olmadığı şeylerdi bunlar.
İbrahim Akın’ın etkili şutlarıyla maça başlayan B.Belediye oyunun devamında takım olarak bir üstünlük kuramadı. Fenerbahçe’de ise top kayıplarıyla başlayan Mehmet Topuz, sağ kanadın tüm hücum yükünü Gökhan Gönül’e bırakmış gibi görünüyordu. Gökhan da gerek kanat bindirmeleri gerekse içe katedişleriyle Alex oyundan çıkana kadar yine harika bir oyun sergilemiş oldu.
Emre’nin de yokluğunda Alex bugün neden oyundan çıktı gerçekten çok şaşırdım ve Alex’siz dakikaları izledikçe de haliyle biraz gerildim. Mehmet Topuz Alex’in bölgesinde oyun kurucu gibi oynarken Niang’ı biraz daha çizgiye yakın izledik. Gökhan Gönül’de önünde Mehmet Topuz olmadığı için ve belki de Aykut Hoca’dan gelen talimatla bölgesinden pek ayrılmadı. Pas yüzdesi iyi olsa da son topu kullanacak oyuncumuz yoktu açıkçası. Gökay mı, Selçuk mu, Cristian mı, Mehmet Topuz mu atacaktı araya topları… Alex yoruldu mu derseniz, çıkmadan bir iki dakika önce takımı kontraya çıkarıyordu. Her ne olursa olsun maçın görünen yüzü ve gidişatı da Alex için “Keşke Çıkmasaydı!” dedirtti yani.
Cristian Fenerbahçe’ye geldiğinden beri belki de en iyi oyununu çıkardı bugün. Bucaspor maçında Alex’e yaptığı asistten sonra bugün de rakip kale önünde yaptığı baskı ve kaptığı top Alex’in golünde büyük rol oynadı. Elinden geldiğince de sürekli basan Belediye orta sahası karşısında topu dikine kullanmaya çalıştı.
Niang golden sonra sakatlığını öne sürerek değiştirin uyarısı yapınca herhalde ilk yarının bitmesini bekliyorlar diye düşündüm. Adam 90 dakikayı bitirdi maşallah. Maçın skorundan arakladığı 3 golü düşündükçe bugün iyi şeyler söyleyesimde gelmiyor zaten.
Biraz hakeme değinmek gerekirse, Gökhan Gönül’e yapılan arkadan müdehale belki kırmızıyı değil ama en azından bir faulü gerektiriyordu. Ayrıca Alex’in ceza sahası içinde bir paçavra misali oradan oraya çekiştirilmesi de nasıl oluyor da hakemin gözünden kaçıyor ilginç. Dia’nın penaltısını süzmek inanın daha zor. Penaltı kararıyla birlikte eyvah dedim. Ya değilse… Halbuki televizyondan daha net seçilir birçok pozisyon. İnşallah hakem gözlemcisi bol keseden değerlendirme yapmaz. Belediyeli oyuncu bile gereksiz yere atıldı.
Koşan, mücadele eden görüntüsüyle sezon arasına üç maç kala iyi bir hava yakalamış oldu Fenerbahçe. Karabük, Ankaragücü ve Sivas maçlarıyla seriyi devam ettirmek çok önemli. Sakatlar da iyileşince ve en önemlisi Emre takıma tekrar dönünce ikinci 17 hafta Fenerbahçe’nin geleceği için daha belirleyici olacaktır.
İsmail TÜRKEL – 27/11/2010
Like this:
Be the first to like this post.